Ana içeriğe atla

İdarenin Ajanı Tarafından Yapılan Haksız Şikayete İlişkin Görülecek Tazminat Davasında Adli Yargının Görevli Olduğu hk.

T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
Esas No:2014/15745   Karar No:2015/12194

Yargıtay 4.Hukuk Dairesi E:2014/15745 K:2015/12194


MAHKEMESİ : Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/10/2014
NUMARASI : 2014/671-2014/2218


Davacı A.. Y.. vekili Avukat Çağlar Yumuş tarafından, davalı C.. E.. aleyhine 25/03/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet nedeni ile reddine dair verilen 02/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarının ihlali nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, yetkilisi olduğu K. Ltd. Şti.'ne ait 2011 yılı gelir ve gider evraklarının 2012 yılı Nisan ayında Ankara Kamu İhale Kurumu'nun talebi üzerine şirketin muhasebecisi tarafından Irmak Vergi Dairesi’nde gelir uzmanı olarak görev yapan davalıya teslim edildiğini, daha sonra davalı tarafından Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan şikâyetle, bu evrakların kendisi tarafından çaldığının iddia edildiğini, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davalının attığı iftira sonucu kişilik haklarının zedelendiğini belirterek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Anayasanın 129/5. maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 13. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken (görevlerini yaparken) işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının rücu edilmek kaydı ile kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabileceği, davalının da olay esnasında ve dava tarihinde Kırıkkale Irmak Vergi Dairesi Müdürlüğü'nde gelir uzmanı olarak çalıştığı, kaybolan evrakların incelenmek üzere Irmak Vergi Dairesi Müdürlüğü'nde davalıya teslim edildiği, daire içerisinde iken evrakların çalındığı, davalının Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı'na vermiş olduğu beyanlarının da hizmetten ayrılabilen kişisel kusur kapsamında kalmadığı gerekçesiyle husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken verdikleri zararlar hizmet kusuruna ilişkindir. Hizmet kusuruna dayanan tazminat istemlerinin de, idari yargı yerinde ve idareye karşı yöneltilmesi gerekir (Anayasa m.129/5, 657 sayılı Yasa m.13). Ancak, kamu hizmeti kavramı ile hiçbir şekilde bağdaştırılamayacak, görev gereklerinden ve sınırlarından ilk bakışta ayrılabilen ve nesnel kurallarla belirlenmiş kamusal çerçevenin dışına çıkan eylem ve işlemler; hizmet sırasında yapılmış olsalar bile, artık kamu hizmeti olarak nitelendirilemezler. Buna bağlı olarak da, yukarıda vurgulanan anayasal ve yasal hükümler kapsamında değerlendirilemezler.
Somut olayda, haksız şikâyet nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği iddia edilmiş ve buna dayalı olarak manevi tazminat istenmiştir. Davalının görevden açıkça ayrılabilen kişisel kusuru ileri sürülmüş ve dava konusu edilmiştir.
Bu durumda, işin esasına girilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın husumet nedeniyle reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

6 Ay Birlikte Yaşamamış Çiftlerin Boşanma Davalarında Yetki Meselesi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 168.maddesi boşanma veya ayrılık davalarında yetki konusunu düzenlemiştir. Adı geçen maddeye göre;
Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Yetki meselesi uzun süre müşterek hayat süren çiftler yönünden herhangi bir zorluk addetmese de problem 6 aydan daha kısa süre bir arada yaşamış ve boşanma davasında karşı karşıya gelmiş çiftler yönünden ortaya çıkmaktadır. Aynı durumda olan bir müvekkilim hakkında verilmiş bir mahkeme kararını temyiz etmemizle Yargıtay bu konuda bir içtihat yaratarak aşağıdaki kararı vermiştir.

Karayolları Trafik Kanununda Yapılan Değişikliklere Genel Bakış

Bilindiği üzere sigorta şirketlerinin yasama organı üzerindeki yoğun lobileri neticesinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90-92-97 ve 99.maddelerinde 6704 sayılı yasanın 3-6 maddeleriyle bir takım değişikliklere gidildi. Bu değişiklikler özü itibariyle tüketici konumunda bulunan sigortalıların temel anayasal bazı haklarına halel getirmekle birlikte, yerleşik Yargıtay kararlarının rafa kaldırılmasına sebebiyet vermiştir. Bir iç düzenleyici norm olan ve normlar hiyerarşisinde kanunun kat be kat altında olan Hazine Müsteşarlığı tarafından yürürlüğe konulacak sigorta genel şartları, kanunun 90.maddesinde yapılan değişiklikle eski uygulamanın önüne geçmiş ve ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.'' şekline bürünmüştür. Kısacası Borçlar Kanunu ve yargı kararlarıyla büyüyüp yeşeren ve ülkesel alanda uygulama alanı bulan kurallar rafa kaldır…